Osmanlı'nin mihenk taşı hürrem sultan.. Kim hürrem sultan aleyhinde konuşursa ya tarihinden ve milletinden habersiz ya da osmanlı-islam düşmanı

Devşir ve eğit!

Küçük girişimcilerimiz en çok eğitim meselesinde tereddüt gösteriyorlar. Görünürde haksız da sayılmazlar. "Eğitiyoruz, sonra başka şirketler kapıyor" diyorlar. Yani "yatırımları" boşa gitmiş oluyor!

Yıllardır bu yanlış düşünceyi yıkmaya çalışıyorum. Evvela, eğitilen her insan şirketini terk etmiyor. (Ediyorsa, başka sebepleri de var.) Sonra, ülkenin eğitilmiş insan kadrosuna katkıda bulunmak herkes için iyi değil mi? Siz de icabında başka şirketlerin eğittiği insanları istihdam edebilirsiniz. Her halükârda eğitilmiş insan "stokunu" artırmada yarar var.

HAREMAĞALARI


Son devirde, mesireye giden harem halkı ve harem ağaları.

Harem, Şark dünyasındaki evlerde kadınların yaşadığı ve yabancı erkeklerin giremediği kısım. Buranın disiplini ile meşgul olan bir grup var ki, bunların vaziyeti tarihin en ekzantrik konularından birisini teşkil eder: Haremağaları.
Haremağalarına Roma ve Bizans’ta, Mısır’da, İran’da, Abbasî saray ve evlerinde de rastlanırdı. Osmanlılar bu geleneği devralmıştır. Hem padişah sarayında, hem de kibar konaklarında haremağaları vazife yapardı.

AFRİKA NERE, İSTANBUL NERE!

Amerikalı Yazar Aslı Sancar: "Harem Miti, Osmanlı Kadınına Yapılan Haksızlık"

Ottoman Women kitabını kaleme alan İngiliz edebiyatı uzmanı Amerikalı yazar Aslı Sancar zihinlerde yerleşmiş olan Harem algısının bir ‘mit’ olduğunu söylüyor. Işık Publishing tarafından yayınlanan ve Amerika’da binlerce yayınevinin katıldığı Benjamin Franklin onuruna düzenlenen yarışmada, Tarih/Politika alanında birincilik ödülüne layık görülen Ottoman Women kitabı çerçevesinde Aslı Sancar’la beraber ‘asri birer seyyah olup’ Harem Humayun’da gezindik. 

Osmanlı döneminde kadınlar, erkeklere açtıkları davaların yüzde 77’sini kazandı 

Geçtiğimiz günlerde kültür dünyamız adına mutlu edici bir haber aldık. Amerika’da düzenlenen, yılın en iyi eserlerinin belirlendiği Benjamin Franklin ödülleri, bu yıl da yapılan törenle sahiplerini buldu. “Ottoman Woman: Myth and Reality” yani Türkçe ismiyle ‘Osmanlı’da Kadın’ isimli eser, tarih/politika kategorisinde birincilik ödülüne layık görüldü.

Hürrem Sultan için memleketi Ukrayna'da müze kurulacak

Ukrayna'nın Rogatyn kentinde "Hürrem Sultan Müzesi" kurulması için çalışma başlatıldığı açıklandı. Ukrayna'nın Kiev kentinde Kiev Büyükelçiliği Kültür ve Tanıtma Müşavirliği tarafından düzenlenen "Muğla ve Türkiye Turizmi" konulu toplantıya katılan Ukraynalı turizmciler, Hürrem Sultan'ın Türkiye ile Ukrayna ilişkisinin tarihsel geçmişi açısından büyük bir öneme sahip olduğunu belirttiler.

SARAYDA BELGE ARANACAK

Osmanlı'nın Ahlaki Faziletleri

Geçmişe körü körüne bağlanmamak gerekir diyor kimi kalem sahipleri. Doğru söylüyorlar, haklılar. Sözlerine bir şeyi ilave etmeyi unutuyorlar, körü körüne bağlılık olmamalı ama cahilce hasımlık hiç olmamalı. Bu sebeple bir tarafın sevdiğini diğeri yererken dikkatli sözcükler kullanmalı ve geçmiş geçmiş olduğu için karalanmamalı. Sözler sağlam delilleri barındırmalı. Öyleyse geçmiş şahit olanların sözlerinden nakledilmeli.

“Temizlik îmândandır!”
“Temizlik îmânın yarısıdır!” hadîs-i şerîflerini nefis hüsn-i hatlarla yazarak evlerinin ve

Birer özne olarak kadın sultanlar

Batı sanat tarihinde önemli bir yer tutan Oryantalist resimlerde Doğu'nun kadınlarına bir nesne olarak fazlaca rastlarız. Binbirgece masallarından tabloları çağrıştıran bu resimlerde haremdeki kadın; evlat, ana, kızkardeş, kısaca "özne" kadın olarak değil, zihinleri süsleyen estetik bir "nesne" olarak teşhir edilir. O figürlerin özlemleri, zevkleri, korkuları, hırsları, erdemleri yoktur. Çünkü oryantalist ressam zihnindeki kadını değil dişiyi resmetmektedir.

Sanki "insan" olmak, yani bir "özne"ye sahip olmak, Batı'ya mahsus bir ayrıcalıktır da Doğulu varlıklara da bu "nesne" rolü uygun görülmüştür. Peki, "kadın" niçin nesneleştirilmiştir? Çünkü nesneleştirmek insanın özünden, kimliğinden soyutlayarak eşyaya dönüştürmektir.

FRANSA KRALI'NIN KULAĞINI ÇEKEN KANUNİ

Osmanlı devletinin sınırları Avrupa içlerine kadar uzandığı mühteşem süleyman devrinin fransa'sınında kadın ve erkeğin birbirine sarılarak dans ettikleri haberi Kanuniye ulaşınca Osmanlı hakanının zamanın Fransa kralına bir mektup yazıp, mektubunda:

"Ben ki;kırksekiz krallığın hakanı Sultan Suleyman Han'ım.Seferimden aldığım habere göre ,memleketinizde dans namı altında kadın-erkek birbirine sarılmak suretiyle herkezin gözü önünde faydasız işlerişlemekte olduğunu işitmişimdir.

....İş bu rezaletin memleketime de sirayeti ihtimali muvacehesinde name-i hümayunum yed'inize(elinize) bulaşmasından itibaren derhal son verildiği taktirde,bizzat orduya hümayumumla gelip men'e muktedirim ."

Hürrem Sultan 5 asır sonra Topkapı'da

Ukrayna'dan Osmanlı payitahtına uzanan bir serüvenin ismi Hürrem Sultan, beş asır aradan sonra önceki gece Topkapı Sarayı'ndaydı. Hürrem Sultan, bu kez Ukraynalı oyuncu Olga Sumskaya suretinde ve Ukraynalı ünlü yazar Paulo Arhipoviç Zahrebelny'nin kalemiyle geldi.

Osmanlı Devleti'nin en tartışmalı isimlerinden ve en bilinen kadını Hürrem Sultan, önceki gece bir kez daha geldi Topkapı Sarayı'na. Ukraynalı yazar Paulo Arhipoviç Zahrebelny'nin Diyalog Avrasya (da) Yayınları'ndan çıkan "Hürrem Sultan" kitabı, Ukraynalı oyuncu Olga Sumskaya'nın da katıldığı muhteşem bir organizasyonla tanıtıldı.

İlginç bir vak’a

Peçevi İbrahim Efendi ile Gelibolulu Âlî’den naklen özetliyoruz:

Kanuni dönemi alimlerinden Sahn müderrisi iken şeyhülislam hakkında Rüstem Paşa’ya yazdığı bir şikayet mektubunda devlet itibarına saygısızlık ettiği için padişah huzurunda azarlanarak azledilmiş bir Arapzade vardır. Bilahare Semiz Ali Paşa vezir-i azam olunca ilk icraatı bu Arapzâde’yi Mısır kadılığına tayin etmek oldu. Âlî’ye göre o gece olanlar şöyledir:

Divandan sonra saadetlü padişah hasodayı teşrif buyurup canlarının sıkkın olduğu belli olunca Yakup Ağa;

-Düşmanlarınız mahzun olsun; padişahımın ıztırabı nedir? diye sormuş ve hünkar hazretleri;

Gözü kara sultan Genç Osman

Hotin Savaşı ile Osmanlılar istediklerini fazlasıyla alırlar. Bir kere Kanuni devri sınırları esas olmak ve hudut boylarındaki Leh kaleleri yıkılmak kaydıyla bir anlaşma imzalar, ayrıca Hotin’e de sahip olurlar. Lehistan eskiden olduğu gibi Kırım Hanı’na bağlanır ve Polonyalılar 40.000 düka altın vergi vermeye razı olurlar.

Bu küçümsenemeyecek bir zaferdir ama Genç Osman dahasını arzular. Gelgelelim bu askerle ve bu komutanlarla sefere çıkılmaz. Zira yufka yüreklilerle çetin yollar aşılmaz...

Hayat üniversitesi “Harem-i hûmâyûn”

Harem’le ilgili, bazı kitaplarda ve bazı dergilerde yayınlanan müstehcen resimlerin aslı esası mevcut değildir. Batılı ressâmların hayallerinin mahsûlüdür. İşin doğrusunu ve Batılı yazarların nasıl meseleyi çarpıttıklarını ise, 1960’lı yıllarda Harem’in restorasyonunda görev alan ve bir Fransız tarihçisi olan Robert Anhegger ile evli olan Mualla Anhegger’den dinlemek icabediyor. Anhegger diyor ki:

Padişahın evlatlıkları!..
“Haremin Avrupalıların yüzyıllarca yazıp çizdiği ile hiçbir alakası olmadığını fark ettim. Harem Padişahın dilediği kadınla buluşması için düzenlenmiş bir kurum değil. Mimarisi bile buna göre düzenlenmemiş. Padişahın câriyeleri görebilmesi ve aralarından birini seçebilmesi mümkün değil. Kapılar, daireler, geçişler buna göre planlanmamış...

Olga, Hürrem için ağladı

Ukrayna"da ikinci versiyonu çekilen Roksolana filminde, Osmanlı tarihinin en güçlü kadını olarak bilinen Hürrem Sultan"ı oynayan Olga Sumska, hayalini kurduğu İstanbul"a geldi. Harem"de başlayıp mezarda biten büyük aşkın yaşandığı mekanları gezdi.

Kanuni Sultan Süleyman"ın eşinin hayat hikayesini anlatan "Roksolana" filminde Hürrem Sultan rolünü oynayan Olga Sumska İstanbul"daydı. Ünlü oyuncu, ilk kez geldiği İstanbul"da, yüzyıllar önce yaşanan büyük aşkın izlerini sürdü. "Bizim kızımız" dediği Hürrem Sultan"ın mezarını ziyaret edip hasret giderdi.

Prof Ortaylı, son zamanlarda yayınlanan Sultanlı romanlara dikkat çekti

Son yıllarda birbiri ardına yayınlanan “Safiye Sultan”, “Nakşidil Sultan”, “Hürrem Sultan” gibi romanları değerlendiren Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. İlber Ortaylı, özellikle yabancı kadın yazarların kaleme aldığı bu romanları, “ikinci sınıf yazarların yazdığı kötü romanlar” olarak nitelendirdi.

Harem Nedir?

Harem lûgatte korunan, mukaddes ve muhterem yer anlamına gelir. Ev, konak ve saraylarda genellikle iç avluya bakacak bir şekilde planlanan, kadınların yabancı erkeklerle karşılaşmadan rahatça günlük hayatlarını sürdürdükleri kısımdır. Burada yaşayan kadınlara da harem deniyor olması, İslamiyet'in bu bölümlere, özellikle hane kadınlarıyla belirli bir kan bağı dışında kalan erkeklerin (nâmahrem) girişini yasaklamasından kaynaklanır.

Siyasetin Dominant Teyzeleri

Türk siyasetinde lider eşleri yanlız bu gün değil her dönemde etkiliydi. İlk First Lady Latife Hanım, ülkenin geleceğine dair projelerde otoritesini hissettirdi. Mevhibe İnönü, reformları uygulayan çağdaş kadın olarak ön plandaydı.Bu gelenek Nazmiye Demirel, Semra Özal, Rahşan Ecevit, Nermin Erbakan, Berna Yılmaz ve eklenecek yeni isimlerle devam edeceğe benziyor... Geçmişte kadının siyasete etkisi anormal bir durum gibi kabul edilirken şimdilerde devletin zirvelerine yürüyenler yanlarında eşlerini göstermeyi asla ihmal etmiyor.

Sitemizde arama yap

Anket

Muhteşem yüzyıl dizi neden sıkıcı hale geldi?:

Son yorumlar

Günün Konuları

- Yahudiler Mescidi Aksa'nın Altını Neden Kazıyor?
- İsrail Mescidi Aksa'nın Altını Kazmaya Devam Ediyor!
- Hz. Ömer'in Kudüs'ü Fethi
- Miracın Delili Mescid-i Aksa..
- Süleyman Mabedi Yerine İkinci Mabedin Yapımı
- Sebatay Sevi Kimdir?
- Yahudilik'te Mesih İnancı
- Süleyman Mabedinin Özellikleri
- Süleyman Mabedi Nasıl Yapıldı?
- Ahit Sandığı Nerede ve Kim Tarafından Muhafaza Ediliyordu?
- Ahit Sandığının Özellikleri
- Ahit Sandığı Yahudiler İçin Neden Bu Kadar Önemli?
- Babil Sürgünü , Yahudilerin Kutsal Topraklardan Çıkarılması, Mabedin Yıkılışı
- Hz. Süleyman'a Verilen Saltanat
- Hz Süleyman'ın Sarayı ve Belkıs
- Hz. Davud'un Hz. Süleyman'a On Sorusu ve Cennet'ten Gelen Yüzük
- Hz. Davud'un Kılıcı
- Hz Davut'tan Kur'anı Kerimde Övgüyle Bahsedilirken Tanah'ta Zina ve Adam Öldürmeyle İtham Edilir!!!
- Talut-Calut Kıssası ve Kudüs'ün Fethi
- Vadedilmiş Topraklar Neresidir?
- Hz. Yuşa'nın Savaş Stratejisi
- Güneşin Batmasını Geciktiren Peygamber Hz. Yuşa...
- Hz . Yuşa ve Bel'am Bin Baura
- Hz. Yuşa'nın Eriha'nın Fethinde Suda Yürüme Mucizesi
- Hz. Musa'ya "Sen ve rabbin gidin savaşın; biz burada oturacağız!" dediler.
- İsrailoğulları'na Bıldırcın ve Kudret Helvası Nimeti Verildi de Yine Nankörlük Ettiler!
- İsrailoğullarının Kurtarıcısı Hz. Musa ve İsrailoğullarının Sadakatsizliği
- 2. Abdülhamit Han'ın Filistin Hassasiyeti
- Kudüs'ün İngilizler Tarafından İşgali 9 Aralık 1917
- Yahudilerin İbadet Şekli
- Yahudiler Ağlama Duvarında Neye Ağlıyorlar?
- Ağlama Duvarı Nedir? Nerededir?
- Hz. İşmoil (Samuel Peygamber)
- Hz. Yuşa
- Kudüs ve Çevresinde Yaşayan , İsrailoğllarına Gönderilmiş Peygamberler
- Hz. Yahya
- Hz. Zekeriyya
- Hz. Yakup
- Hz. Yusuf
- Hz. Süleyman

Osmanlıca imla

İçeriği paylaş