Çok kısa bir sürede 300.000 ziyaretçi birmilyon'a varan sayfa gösterimi ile www.hurrem.net hizmetinizde olmaya devam ediyor. Teşekkürler Türkiyem
Aydın Menderes
Devlet yönetiminde görüş ayrılıkları meydana gelmesi doğaldır. Ancak bu görüş ayrılıkları belli bir konuyla bağlantılıdır. O konunun çözümü veya herhangi bir şekilde gündemden düşmesiyle birlikte bu ayrışma da ortadan kalkar. Bazen ise bu ayrışma çok daha köklüdür. Zira ayrışma konusu geçici değildir ve derin bir ihtilafı yansıtır. Osmanlı devletinin Yavuz ve Kanuni döneminde elde edilen büyük fetihlerden sonra bir duraklama dönemine girdiğini biliyoruz. Osmanlı devletinin gelişmesinin bir gün duracağı tabii idi. Ancak bu kadar büyüdüğümüz yeter düşüncesinin ya da Osmanlı devletinin yeni fetihlerde çok ihtiyatlı davranması talebi Osmanlı devleti ricalinde Kanuni döneminden çok daha önce ortaya çıkmıştır. |
|||
Devri mi, yoksa kendisi mi? Üstat Necip Fazıl, Kanuni'yi, "Devri kendisinden büyüktü" diye değerlendirmiştir. Böylece Kanuni'yi fevkalade veciz bir cümleyle tarihteki yerine oturtmuştur. Kanuni her şeyden önce gayet zengin ve mükemmel bir devlete padişah olmuştu. Buna mukabil Osmanlı devletindeki duraklamanın Kanuni döneminde başladığı da temel bir gerçektir. Osmanlı tarihinin özellikle ekonomik ve mali cephesi üzerinde duran gerçekten kıymetli tarihçiler bu görüştedir. Bu görüşte olan sağcı ve solcu tarihçiler mevcut olmuştur. |
|||
En büyük sadrazamlardan bir tanesidir. Yavuz Sultan Selim, onu bu göreve getirmiştir. Uzun süre de bu görevde tutmuştur. Yavuz'un hiddet ve öfkesi malumdur (Bir gün nasipse bunun objektif sebepleri üzerinde dururuz). Yavuz, sık sık Piri Mehmet Paşa'ya başını kestiririm, boynunu vurdururum gibi tehditkar sözler söyler. Bir gün Piri Paşa, padişahım diye yalvarır. "Ne olur dediğini yapta bende her gün boynu vurulmak korkusundan bir kurtulayım" der. Yavuz Sultan Selim güler. "Seni rahatlatmayı bende istiyorum ama ne yazık ki yerine adam bulamıyorum" der. Bu bir padişahın bir sadrazama yapacağı en büyük iltifattır. Kaldı ki Yavuz bunda tamamen samimidir. |
|||
Muhteşem Yüzyıl dizisine sağanak halinde eleştiri yağıyor. Bunların çoğu da haklıdır. Her şey bir tarafa, dizinin adıyla konusu birbiriyle hiç uyuşmuyor. Konusu: Hürrem'le Kanuni'nin aşkı. Padişahlar analarının elini öpmezlerdi. Zira öpemezlerdi. Kanuni Osmani öyleydi. Devlet başkanlığı padişahların yirmi dört saat üzerindedir. Ondan asla ayrılmaz. Osmanlı padişahları da analarının elini devlet kimsenin önünde eğilmeyeceği için öpemezlerdi. Harem bir haclegah değildi. Sıkı bir düzen mevcuttur. |
|||
Tabii ki Hürrem Sultan değildi. Ancak, bizim bahsedeceğimiz olay bütün Akdeniz'i, onun tarihsel önemini, Akdeniz ülkelerinin geleceğini, Avrupa'da ki kuzey ve güney dengesini tek kelimeyle bütün dünyanın geleceğini çok yakından ilgilendirmiş hatta, iddialı bir tabirle belirlemiştir. |
|||
Sitemizde arama yap |
||
|
|
Anket |
||
|
|
Son yorumlar |
||
|

